Alman otomobil ve motosiklet üreticisi. BMW ayrıca, Mini ve Rolls-Royce Land Rover otomobil şirketlerinin sahibidir.
(Türkçesi: Bavyera Motor Fabrikası A.Ş.)
Şirketin sloganı ve resmi kurumsal dili İngilizcedir. Sloganı 'The Ultimate Driving Machine' yani 'En Gelişmiş Sürülebilen Makina'. Bu sloganla, ünlü Alman teknolojisini ve AR-GE'deki kendine güveni vurguluyor.
Şirket, 1913 yılında Karl Friedrich Rapp tarafından Almanya'nın Münih kentinde kurulmuştur ve mimari olarak meşhur merkezi halen oradadır. İlk zamanlarda sadece uçak motoru üreten şirket, 1928 yılında satın aldığı Fahrzeugtechnik Eisenach A.G. otomobil şirketinden sonra otomobil üretiminine girmiştir. BMW ilk otomobil seri üretimini 1929'da 3/15 PS ismindeki otomobil ile başlamıştır.
BMW ilk olarak uçak motoru üretimi yapan bir firmaydı. Bu yüzden parçalı amblemin mavi kısmı gökyüzünü beyaz kısmıda uçak pervanesini temsil etmektedir.
BMW Teknolojisi;
Dynamic Drive :
Dynamic Drive aktif bir süspansiyon sistemidir. Bu sistem ile ön ve arka akslarda bulunan aktif stabilizatörler ('anti-roll bar'lar) sayesinde yatay araç dinamiğinde çok yüksek bir denge sağlanır. Mekanik stabilizatörler içinde dönen hidrolik elemanlar (aktive edici elemanlar), ön ve arka aksta iki adet basınç kontrol valfi üzerinden, sadece virajlar sırasında stabilizasyonu sağlar. Böylece virajlarda oluşan yana yatmalar minimuma indirgenirken, aracın geneldeki seyir konforu en üst düzeyde tutulmuş olur. Dynamic Drive her hızda maksimum ataklığı, optimum direksiyon kontrolünü sağlar. Özellikle arkada oturan yolcular bunun avantajlarını çok net hisseder: Otomobilin arkasında okuma ve çalışma, yanal hareketlerin azalmasından dolayı çok daha keyifli olur. En önemlisi Dynamic Drive, sürücüye direksiyon hakimiyetinde yepyeni bir boyut getirir.
Elektro-Mekanik Park Freni :
Elektro-mekanik park freni, hiçbir güç sarf edilmeksizin, kokpite yerleştirilmiş bir düğme vasıtası ile kontrol edilen otomatik bir el frenidir. Aracı park konumunda sabitlemenin dışında iki fonksiyonu daha vardır: "Autohold" ve "Hillhold". Autohold, otomobilin hareket etmediği anlarda otomatik olarak el freninin devreye girmesini sağlar. Sürücü, diğer tüm otomatik şanzımanlı araçlarda olduğu gibi, durduğu anlarda ayağını devamlı frende tutmak zorunda kalmaz. Harekete geçilmek istendiğinde gaz pedalına basıldığı anda fren kendini otomatik olarak çözer. Hillhold fonksiyonuyla ise otomobilin yokuş yukarı kalkışlarında, otomatik frenleme ve fren çözülmesi sayesinde geri kaymasını önlenir. Motorun çalıştığı anlarda tüm frenleme hidrolik olarak DSC pompası üzerinden yapılır. Ancak motorun çalışmadığı durumlarda frenleme mekanik olarak geleneksel el freni mekanizması üzerinden arka akslarda yapılır. Güvenliğin sağlanması için otomobilin motor çalışırken terk edilmesi durumunda, gaz pedalına basılarak frenin çözülmesi önlenmiştir
Elektronik Süspansiyon Sertlik Kontrolü "EDC" :
Elektronik süspansiyon sertlik kontrolü, sürüş konforunu olabilecek en iyi sürüş güvenliği ile birleştirir. Ek olarak bu sistem sayesinde otomobilin yük durumuna bağlı kalmaksızın her zaman aynı kalan süspansiyon özellikleri sağlanır. Ayrıca otomobilin sürüşünü etkileyecek her türlü hareketi sezicilerle sürekli gözlenir. Tüm değerler bir mikroişlemci tarafından değerlendirilir ve çıkan sonuçlara göre amortisörlere komutlar gönderilir. Amortisörlerde bulunan valfler sayesinde sertlik kademesiz olarak ayarlanır ve değişen yol, yük ve sürüş şartlarına göre uyum sağlanır. Frenlemelerde, yol sathından veya virajlı yollarda kullanımdan ya da hızlanmalar sonucunda oluşan gövde hareketleri hissedilir derecede azalır. Ayrıca sürücü, Controller vasıtası ile "Sport" programı yani daha sportif bir süspansiyon ayarını seçebilir.
Aktif Direksiyon :
Nasıl Servotronic, klasik hidrolik direksiyon yumuşaklığını hıza göre ayarlayarak konfor ve güvenliği birleştiriyorsa, Aktif Direksiyon (active steering) da direksiyonun tur sayısını hıza göre ayarlar. Bu olağanüstü özelliğe sahip bir otomobilde, düşük hızlarda çok kısa turlu bir direksiyona sahip olur ve hafif direksiyonunuzu çok az çevirerek park ve manevra kolaylığı yaşarsınız; yüksek hızlarda ise tur sayısı artarak otomobilin yön tutuş dengesini artırılmış, güvenli ve rahat kullanımı garantiye alınmış olur.
ASC + T ( Automatic Stability Control + Traction) :
Kalkışlarda veya buzlu 'kaygan' yollarda viraj dönüşlerinde, tahrik tekerleklerinde ambelaj (birinde veya her ikisinde, farklı oranlarda dönüş sayısı artışı) oluşur. Sistem ABS sensörlerinden devir uyarısı alarak 'tahrik tekerlekleri' serbest tekerleklerden gelen devir sinyaliyle karşılaştırır. Belli bir değerin üzerinde ambelaj söz konusu olursa ambele olmuş tekerlekleri bu durumdan kurtarmak için DME (Digital Motor Electronic) ile haberleşerek motordan gelen torku azaltma yoluna gider. DME , bu talebi yerine getirmek için: ateşleme zamanını geciktirir, enjökterlerdeki yakıt miktarını azaltır, gaz kelebeğini kısma işlemlerini yapar. Buna ek olarak sistem ambelaj oranları arasında sağ ve solda fark varsa, sağ ve/veya sol tekerlekleri ABS sistemine komut verilerek frenler; bu arada boylamasına kararlılık da kaybolmaz.
Servotronic :
Klasik hidrolik direksiyon sistemine sahip araçlarda düşük hızlarda sürüş kolaylığı ve konfor sağlanırken yüksek hızlarda direksiyon cevabının yumuşak olması nedeniyle aktif güvenlik azaltır. Bu yüzden servotronic sistem hidrolik direksiyon sisteminin güç desteğini araç hızına bağımlı kılar. Park manevralarında maksimum konfor, yüksek hızda aktif güvenlik standardizasyonu ve direksiyon cevabının daha net hissedilmesini sağlar.
DSC (Dynamic Stability Control) :
Belli bir hızın üzerinde viraja girildiğinde araçta oluşan oversteer 'aşırı dönme' ve understeer 'az dönme' problemlerini algılayarak ASC+T ve ABS sistemlerini kullanarak problemi fiziksel limitler dahilinde çözen üst hiyerarşide bir sistemdir.
CBC (Cornering Braking Control) :
Otomobil viraj içinde iken ani frene basıldığında eğer arkadan tahrikli ise genellikle aracın burnu viraj içine, arkası viraj dışına kayma eğiliminde olur (oversteering). Önden tahrikli ise genellikle burnu viraj dışına kayar (understeering). Böyle bir durumda frenleme esnasında arka tekerleklere gereksiz fazlalıkta fren etkisi uygulandığında bloke olabilirler. CBC sistemi burada devreye girerek bu tekerlekteki fren gücünü limitler. Eğer araç sağa doğru bir virajda ise sağ arka tekerlek sola doğru virajda ise sol arka tekerlekteki devir sayısı yükselecektir. CBC bu durumda sadece viraj içi arka tekerleğin devrinin yükselmesini öteki tekerleklere göre engelleyecektir. Bu durumda araç spin hareketinden korunmuş olacaktır.
DBC (Dynamic Braking Control) :
Bu sistem tamamen sürücünün panik durumlarda frenlemesine yardımcı olacak şekilde programlanmıştır. DBC fren pedalı basıncını ve ayağın gaz pedalından çekiliş hızını parametre olarak kullanır. Sürücü aniden ayağını gazdan çekip frene bastığında, sistem bunu panik durum olarak algılar ve bir insanın yapamayacağından daha hızlı ve etkili bir frenaj sağlar. Kısacası tehlikeli durumu algılayıp sürücüden daha önce fren sistemini gerekli basınçla harekete geçirir bunu hidrolik etki ile yapar. Daha önce bir rezervuarda toplanan yüksek hidrolik basınç böyle bir durumda serbest bırakılarak çok hızlı bir şekilde tekerleklere dağıtılır.
VANOS:
Motor alt ve üst devir aralıklarında gezinirken, kam millerinin(sübapların hareketini sağlayan miller, egzantrik mili) sübap açılma-kapanma avansını değiştirebilen sistemdir.Sonuç olarak daha şişkin bir tork eğrisi elde edilir. Temelde emme ve egzost subaplarının kesişme zamanlamasını arttırıp azaltma prensibi ile çalışır.
Valvetronic:
Seri motor üretiminde benzersiz bir teknolojidir.Valvetronic sayesinde hava emme valflerinin sürekli değişken hareketleri sağlanarak motorda gaz kelebeğine ihtiyaç duyulmaz. Daha az tüketim, daha düşük egzos emisyonu, bununla beraber daha dinamik ve anında tepkili bir sürüş avantajı elde edilir.
1 yorum:
BMW aklıma ilk gelen araba markalarından. Bütün modelleri süper!
Yorum Gönder